Hikâye
Şahin başlı efsanenin adını taşımak
Horus Coffee, Sefaköy’de tek bir dükkândan ibaret. Ama adı beş bin yıl öncesinden geliyor ve bu, menüdeki her rafın adında görülüyor.
Bölüm bir
Gözün altı parçası
Wedjat, yani Horus’un gözü, kadim Mısır’da altı parçaya bölünürdü ve her parça bir duyuyu temsil ederdi. Tapınak kâtipleri bu parçaları aynı zamanda kesir olarak kullanırdı: yarım, çeyrek, sekizde bir. Bir fincan kahve de böyle kurulur. Tek bir parçası eksik kalırsa toplam tutmaz.
Bölüm iki
Rafların adı neden Mısır’dan?
Bir menü, isimlerini nereden aldığını söyler. Nil Demlemeleri ismini demlemenin yavaşlığından alıyor; nehir de acelesi olmayan bir şeydir. Kutsal İksirler’de Cleopatra Breath, Isis Jewel, Ra’s Glow var — hepsi kahvesiz, hepsi buz gibi. Çöl İncileri baloncuklu çaylar; incinin çölde bulunması zordur, bardakta bir avuç. İsimleri seçerken tek kuralımız vardı: ürünü anlatmayan isim, ne kadar güzel olursa olsun listeden çıktı.
Bölüm üç
Tapınak değil, mahalle
Mitolojiyi bir kenara bırakınca geriye şu kalıyor: Metropark’ın içinde, sabah sekizde açılıp gece ikide kapanan bir dükkân. Sabah ilk gelen, işe gitmeden önce filtresini alıyor. Öğlen masalar doluyor. Gece yarısından sonra kalanlar, kapanmasına yakın son bardaklarını içiyor. On sekiz saat boyunca aynı tezgâh, sürekli değişen bir kalabalık. Mısır kısmı isimlerde; gerisi Sefaköy.
Üzerinde durduğumuz üç şey
Günlük öğütüm
Çekirdek sabah öğütülür, akşama devredilmez. Aroma en çok ilk saatlerde vardır.
Tek mutfak
Tek şubemiz var. Her bardak aynı tezgâhtan, aynı ellerden çıkıyor.
Herkese bir şey
Kafeinsiz iksirler, bitkisel sütler, baloncuklu çaylar. Kahve içmeyen de masada oturur.
